Kürt Kültürü ve Sanatı | Türkçe Şarkı Sözleri

Kürt Kültürü ve Sanatı

Kürtçe Mp3 & Kürtçe Müzik & Kürtçe isimler & Kürtler Hakkında Herşey.



Mazlum çimen feryadı isyanım

Mem nelere gark olmadı zinin ateşi için
Ferhat dağı delmedimi Şirinin düşü için
Kusur ise her saniye her yerde seni anmak
Mecnun azmı yemin etti Leylanın başı için

Gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
Bakı verde uzamasın gurbetim esaretim
Ahmet Arif hasretinden prangalar eskitmiş
Beni böyle eskitense prangalı hasretin

Sana yine sana yandım Nesimide dün gece
Gözlerinle yüzüleyim bend olayım hallaca
Böyle hüküm buyurmuşlar Tanrılar divanında
Ha ben sana yollanmışım ha Muhammet miraca


gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün
ruhumdaki fırtınalar merihi usandırdı
Nuh’a haber eyleyinde gelsinde tufan görsün


Koma Wetan-Şarkı Sözleri

http://www.kurdshow.com/UserFiles/Image/sanatci_resimleri/koma-wetan.jpg

Cahaltî
(gotin – Letîvê Huseyn û Ezîzê Îsko
mûzîk - Kerem T. Gerdenzerî)

Sal hatin, buhurîn
Hatin mîna gava
Ser emrê me hêwirîn
Wede li me ne kir lava
Cahaltî li me barkir
Derî dada revî
Ahiltî li me karkir
Nikarî bir birevî
Xwezil ez dîsa zar bûma
Ber dile dayka xwe bûma
Berbangê dîsa hişar bûma
Merg, çîmana da ba bûma
Xwezil deqekî cahil bûma
Çiya u baniyada xwer bûma
Mihîna belek siyar bûma
Paşê disa kal bûma
II
Ez îdî nikarim
Mîna salê berê
Bikavme govendê
Nav şayê cumuetê
Hey lê min, hey dilo
Dilo kale-mêro
Tu bîr nakî Çîlê
Birîna dile kalê
Xwezil ez dîsa zar bûma
Ber dile dayka xwe bûma
Berbangê dîsa hişar bûma
Merg, çîmana da ba bûma
Xwezil deqekî cahil bûma
Çiya u baniyada xwer bûma
Mihîna belek siyar bûma
Paşê disa kal bûma

Devamını Okumak için Tıklayınız…


Ferhat tunç sevmek bir eylemdir

Sevmek Bir Eylemdir

Sevmek bir eylemdir yavrum
O karşına çıktığında
Nazlı bir gül gibi koru
Avucunda tut bırakma

Sevmek bir eylemdir yavrum
Nefret üste çıktığında
Mantığın ne derse desin
Kalbine danış unutma

Kayıp bir ülke olsa da
Aramaktan yorulsan da
Sevmek bir eylemdir yavrum
Tek başına kalsan da

Suya bir taş atar gibi
Bir iksiri yutar gibi
Sevmek bir eylemdir yavrum
Gökyüzünü tutar gibi

Dağlar dağlar aşar gibi
Nehirlere taşar gibi
Sevmek bir eylemdir yavrum
Ölümlerde yaşar gibi

Sevmek bir eylemdir yavrum
Tek sebeptir var olmaya
Umudun hiç kırılmasın
Katıl aşkı savunmaya

Sevmek bir eylemdir yavrum
Sevdiğini ona göster
Elle ele tutuşarak yan
Sevmek için yürek ister

Alişero

Çêberê dı dinayidê ama aşiru da are
Vılayinê endi wadarê
Wêşiya xo da herdirê esqa xo da Zarife’rê
Bua heqibo xo hezkêrê
Mordemo hêwl zerêra beliyo
Hêwlinê kalıkê zerê iyo
Wuiy wuiy wuiy wuiy cero
Wuiy wuiy wuiy Alişer’o

Jê roştiya tiji ama Seyit Rıza’yirê bıra
Ez gonya xo konıbı tora
Xeyle waxt verd şi mabenra anca ama kut mı vira
Derdêmı zerêmıdê qira
Mordemo hêwl zerêra beliyo
Hêwlinê kalıkê zerê iyo
Wuiy wuiy wuiy wuiy cero
Wuiy wuiy wuiy Alişer’o

*******

Alişer (Türkçe)

İki dünya kapısında gelip aşiretleri topladı
Dağınıklıktan vaz geçin artık
Yaşamını toprağa aşkını Zarefe’ye verdi
Allahın kokusu adına kendinizi sevin
Yigit adam yüreğinden bellidir
Yiğitlik onun yüreğinin dedesidir
Vay vay vay yiğit adam
Vay vay vay Alişero

Güneş ışığı gibi geldi, Seyit Rıza’ya kardeş oldu
Ben kanımı süreyim sana
Uzun zaman geçti aradan, yine geldi aklıma
Derdim yüreğimde çığlık attı
Yigit adam yüreğinden bellidir
Yiğitlik onun yüreğinin dedesidir
Vay vay vay yiğit adam
Vay vay vay Alişero

Oğul

Siir yazdim agit yaktim adina
Duyamadin ogul teller kapali
Can verirdim bir tek nefes kokuna
Saramadim ogul kollar kapali

Gün bayram olurdu yanimda olsan
Bir gülücük bir tek çiçekle gelsen
Seni sarsam sana canimi versem
Gelemedin ogul yollar kapali

Sen suç islemedin cana kiymadin
Insanlari sevdin asla kirmadin
Türküler söyledin zeybek oynadin
Koymadilar ogul diller kapali

Mahkemeler hapishane yetmedi
Aylar yillar saya saya bitmedi
Hücre derler buna aklim yetmedi
Dua etsem gayri eller kapali

İçerden

İçerden, içerden bir yara
Kan olur mektuplara dökülür
Sökülür kapılar yerinden
Kolay değil,kolay değil anne
Demir olsa demir çürür

İçerden,içerden çığlıklar
Nizamiye kapısına ulaşır
Dolaşır ölüm haberleri
Üzülme sen üzülme anne
Sana sabretmek yaraşır

İçerden, içerden taşınca
Patlatır karanlığı şafaklar
Irmaklar yarınca dağları
Çiçeklerin, çiçeklerin anne
İnan hiç solmayacaklar

İçerden içerde korkarlar
Bakınca yüzlerini saklarlar
Onlar güneşin katilidir
Sarıl bize… sarıl bize anne
Artık binlerce yavrun var

İçerde içerden içerden

Biz yanarız içerden
İçerden içerden, içerden
Korkuyorlar içerden.

Sêwlê

Serê koudê royêmı esto
Waxtê fecirdê so tenê bıcê
Pelga xo tore çım buri bo
Bızangê xo bıde mın
Lê lê çênê no gulbango
Lê lê rındek no niyazo
Tariyê soni kot serêma
Sêwlê sêwlê sêwlê biya
Rüyê pê asmidê bulısık esto
Sıliyêkı vara so tenê bıcê
Vengê xo torê çım buri bo
Bızangê xo bıde mın
Lê lê çênê no Xızır’o
Lê lê rındek no iqraro
Tariyê soni kot serêma
Sêwlê sêwlê sêwlê biya

************

Şavk (Türkçe)

Dağların başında ruhum var
Şafak sökende git biraz al
Yaprakları sana kaş göz olsun
Kirpiğini bana ver
Lê lê kız bu kutsal hediyedir
Lê lê güzel bu niyazdır
Akşam üstümüze çökende
Şavkı şavkı şavkı getir
Ayın arka yüzünde şimşekler var
Yağmur yağınca git biraz al
Sesi sana kaş göz olsun
Kirpiğini bana ver
Lê lê kız bu Hızır’dır
Lêlê güzel bu ikrardır
Akşam üstümüze çökende
Şavkı şavkı şavkı getir

Nerdesin

Geceleri incecikten savrulan
O yağmurda anarım seni.. nerdesin
Ah inan ki sevemedim kimseyi
Bir kor gibi içimde yanan.. o sensin!

Caddelerin ıslak yalnızlığında
Ürkek adımlarla yürüyen gölgesin
Savrulunca yine mumların alevi
Buram, buram ayrılık tüter nefesin

Pencerenin silinmedi buğusu
Hasretinden çıldırdı gece.. nerdesin
Biliyorum yaralı bir çığlık gibi
Uzaklarda hıçkırıp duran .. o sensin

Gidenlerin insafsızca unutup
Sevgilerin küle döndüğü yerdesin
Bir gün olur yanar için kavrulur
Dilerim ki seni ağlatan gülmesin

Aynı Tanrı’nın Çocukları

Daim aşkların
Kadrini arayan ve bilen yoldaşlıkların
Devrim gibi büyüyen…
Bıçkılanmış, süngülenmiş halkların ve kardeşliklerin
Uslanmaz çocuğuyum ben
Annem üç oğul verdi şah damarından
Üçünün de ölümü savaştan
Biri asi, sol gözünün son kirpiğinde dururdu annemin
Uçurum çocuğu yani…
Biri heybetli, tan yerlerinin kızıl güneşi gibi
Mağrur ve filinta
Babamın son küçük generali…
Sürgün zamanlardan gönderdiler ötekini
Alnında bin yıllık öfkenin ağır vebali
Örselenmiş, yorulmuş
Kalbinden vurulmuş nehirlerden sızan suyla
Dağların göğsünde
Yükü ağırlaşmış şehirlerin böğründe inleye inleye…
Dedemin bilge öfkesi ve şafağın ince nefesiyle emzirilmiş
Ana sütü gibi helal
Su gibi aziz olsun ki…
Sevgiyle ısınan, aşkla beslenen mazlum halkların
Kaderine mahkum edilmiş…
Boyun eğen ve eğmeyen yiğit halkların
Kaçak bir sevda gibi büyüttüğü umuttur beni uslanmaz kılan
…/
Dünyanın tüm çocukları kardeştir bize
Dünyanın tüm mazlumları yoldaştır bize
Düşe kalka ölümlerden sıyrılıp geldik
Her acıyı her sevinci bölüşüp geldik

Ama annemin gözyaşları
Binlerce yıldır ateşe ve güneşe bir yıldız gibi yağan gözyaşları
Kutsanmış rüyalardan gelen devrim çocukları adına
Umudun ve özgürlüğün elçisi olarak çağdaş dünyanın
Birer ırmak gibi aktılar Anadolu’nun ve Mezoptamya’nın göğsüne
Ki ben koştum o göğsün renklerinde bir zaman
Çocuklar ölmesin diye
Analar ağlamasın… İki canlı gelinler süngülenmesin diye
Yoksulların açlıktan düştüğü demir çarşılarda
Yangınlarda ve korsanlarda…
Ve büyük sevdasıyla dağları süsleyen
Militan kadınların alın dövmesi gibi
Barışa giden yollarda
Birbirlerini vurdu aynı Tanrı’nın çocukları
Ben kardeş yağdım
…/
Dünyanın tüm anneleri annedir bize
Dünyanın tüm şarkıları sevgidir bize
Savaşlardan barışlara yürüdük geldik
Adım adım kardeşliği çoğaltıp geldik
/…
Çünkü ben
Alnını halkların yazgısıyla mühürlemiş ben
Bitmeyen savaşlar ve çıkarlar dünyasında
Doğuran ve yaratan halkımın
Zulümler, kırımlar ve ölümler görmüş mazlum halkımın
Cellat yoran acılarıyla büyüdüm
Barış olsun…
Kardeşlik olsun…
Evlerinden çıkıp bir daha dönmeyen adamların
Ülkemin ve halkların
Bağrı tütün gibi yanan anaların
Ve dahi evlad-ı Kerbela’nın tüm yaşamı
Yedi cihanda daim olsun diye
Koştum…
Dünyanın tüm şarkılarına tutunarak
Ve yemin ettim…
Şerbet içtim…
Anamın ak sütü gibi helal
Dedemin ak sakalı gibi aziz olsun ki…
Zulme mahkum edilmiş…
Boyun eğen ve eğmeyen yiğit halkların
Kaçak bir isyan gibi büyüttüğü sevdadır beni uslanmaz kılan

Yıkasım Gelir

Şirin koydum ben barışın adını
Şu koca dağları delesim gelir
Onda buldum özgürlüğün tadını
Uçupda göklerden gelesim gelir

Irmaklar ovalar sesimi dinler
Munzurlar ah çeker Zap Suyu inler
Köylerde kentlerde şimdi yüzbinler
Şarkımı söylüyor duyasım gelir

Birlikte söyledik bir tek dil olduk
Aşk ile kavrulduk yandık kül olduk
Külün zerresinde açan gül olduk
Uzayan elini tutasım gelir

Dağlar dile gelmiş barışı söyler
Semaha durmuşlar ovalar köyler
Demir kelepçeler bana ne eyler
Şu kör duvarları yıkasım gelir

Yangına Düştüm
Yangına düştüm, kendimden geçtim
Nehir gibi bir sevdanın suyundan içtim
Oy canım oy, kolum kanadım oy
Sensiz karanlık gecelerde oy yananım oy

Sevdam sensin, sızım sensin
Sensin dermanım
Göğsümün orta yerinde
Sensin yangınım

Yangına düştüm, ömrümden geçtim
İnce uzun bir sevdanın ardına düştüm
Oy gülüm oy, gülüm dikenim oy
Sensiz yalnız gecelerde ağlayanım oy

Sevincim sensin, hüznüm sensin
Sensin meramım
Göğsümün orta yerinde
Sensin isyanım


Dersimli Çocuk
Sırtını vermiş nar ağacına
Dedesini vermiş dar ağacına
Kendini vurmuş dağ yamacına
Acıyla denenmiş Dersimli cocuk

Yüzünde bir öfke gözleri çığlık
Kirpiğ kanıyor yaş boncuk boncuk
Dağların gögsüne yıldız yağarken
Acıyla gönenmiş dersimli çocuk

Munzurun suyu çılgın akarken
Umudu yağmurla kanla yıkarken
Yarinin gözü yolda beklerken
Acıyla direnmiş dersimli çocuk

Bağrını yarmış yayla rüzgarı
Saçlarına yağmış hasretin karı
İçini dağlamış dert zarı zarı
Acıyla donanmış Dersimli çocuk

Kevengin Yollarında

Kevengin yollarında
Çimeydim göllerinde (He Anom he)
İlik düğme olaydım
O yarin kollarında (He Anom he)

O yandan yandan yandan
Severem seni candan (He Anom he)
Üç gün oldu seveli
Ne tez usandın benden (He Anom he)

Kevengin yazıları
Meliyor kuzuları (He Anom he)
Ben buraya gelmezdim
Alnımın yazıları (He Anom he)

O yandan yandan yandan
Severem seni candan (He Anom he)
Üç gün oldu seveli

Ninnayê
Nîna mala mezine nînaye nînaye
Nîna mala mezine dem dewrana dinyayê
Ustil zer pil basine nînaye nînaye
Nîna ji min re xazine dem dewrana dinyayê

Nina qiza fılleye nînaye nînaye
Nina qiza fılleye dem dewrana dinyayê
Paşil tijî xurmeye nînaye nînaye
Xortno lexin ya me ye dem dewrana dinyayê

Nîna qiza keşişe nînayê
Nîna qîza keşişe dem dewrana dinyayê
Paşil tijî yemişe nînaye nînaye
Xortno lexin baxşîşe dem dewrana dinyayê

Nîna mala ber jêr çu nînayê nînayê
Nîna mala ber jêr çu dem dewrana dinyayê
Davet çu bermal pê çu ninayê ninayê
Aqıl sewda pêra çu dem dewrana dinyaye

******************

NİNNA (Türkçe)

Ninna evin büyük kızıdır vay dünya dünya
Ninna evin büyük kızıdır vay dünya dünya
Boynu altın kolu bileziktir ninna ninna
Gençler gelin bu meydan, devran sizin

Nina benim istediğim kızdır vay dünya dünya
Nina ermeni kızıdır vay dünya dünya
Sırtı hurma doludur vay dünya dünya
Vurun gençler vurun düğün bizimdir

Nina kesişin kızıdır ninna ninna
Ninna tüccarın kızıdır vay dünya dünya
Sırtı yemiş doludur ninna ninna
Gençler vurun bu bahşiştir vay dünya dünya

Nina aşağı eve doğru gitti ninna ninna
Nina aşağı eve doğru gitti ninna ninna
Düğün halayı eve doğru gitti ninna ninna
Aklı ve sevdası arkasından gitti vay dünya dünya