Kürt Kültürü ve Sanatı | Türk Sanatçı Biyografileri

Kürt Kültürü ve Sanatı

Kürtçe Mp3 & Kürtçe Müzik & Kürtçe isimler & Kürtler Hakkında Herşey.



Can Yücelin hayatı

Hayatı [değiştir]
Can Yücel, 1926′da İstanbul’da doğdu.Hasan Ali Yücel’in oğludur.
Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.
Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.
Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.
Yazarlığı [değiştir]
Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao’dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkum oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla “Rengahenk” adlı kitabı toplatıldı.
1962′de İngiltere’deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.
Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.
Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel’in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. ‘Maaile’ şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. ‘Küçük Kızım Su’ya’, ‘Güzel’e', ‘Yeni Hasan’a Yolluk’, ‘Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim’ bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.
Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare’in ünlü ‘to be or not to be’ sözünü ‘bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin’ şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959′da ilk baskısı yayımlanan ‘Her Boydan’ adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.

Can Yücel’in Datça’daki evinin bahçesinde, üzerinde imzasının bulunduğu taş.
Eserleri [değiştir]
• Yazma (1950)
• Her Boydan (1959, Çeviri Şiirler)
• Sevgi Duvarı (1973)
• Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
• Ölüm ve Oğlum (1976)
• Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabı)
• Rengâhenk (1982)
• Gökyokuş (1984)
• Beşibiyerde (1985, ilk beş şiir kitabı)
• Canfeda (1985)
• Çok Bi Çocuk (1988)
• Kısa Devre (1990)
• Kuzgunun Yavrusu (1990)
• Gece Vardiyası (1991)
• Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
• Gezintiler (1994)
• Maaile (1995)
• Seke Seke (1997)
• Alavara (1999)
• Mekânım Datça Olsun (1999)


Nurdan İpek:biyografi

Nurdan İpek Kırşehir doğumlu.İlk ve orta öğrenimini Kırşehir’de tamamladıktan sonra 1 yıl süre ile Burdur Eğitim Enstitüsü’ne devam etti. Ardından Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Bölümüne öğrenim hakkı kazanarak 1994-95 döneminde mezun oldu.

Anadolu’nun türkü diyarlarından Kırşehir’in Bozlak kültürünü yüreğinin derinlerinde taşıyan İpek; bu tutkusu nedeni ile müzikten hiç kopamadı. Lise yıllarında başlayan Halk Eğitim solistliği; müziğe bakışına yeni bir boyut kazandırdı. Üniversite yıllarında kurmuş olduğu grupla birçok kentte ve festivallerde konserler verdi.
Müziğin büyüsüne tamamen kapıldığı bu sıralar; 1991 Isparta il birinciliği, 1993 TRT Antalya bölge ikinciliği derecelerini aldı. Müzik eğitiminin ömür boyu süreceğine inanan İpek; dönem dönem bilgi kaynaklarından Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Devlet Konservatuarı’ndan faydalandı. Hissettiği müziğin özünü; otantik tınıların oluşturduğuna inanan İpek, otantik müzik temalarını hayata geçiren Arif Sağ Saz Merkezi’ne de devam ederek müzik eğitimini pekiştirmeyi amaç edindi.
Kökleri Anadolu’nun derin kültür renklerine uzanan otantik tınılar; özü bozulmadan günümüz gerçekliği ile gelişerek “Kent Türküleri”nin oluşumunu sağladılar. Kuşkusuz kent türkülerinin oluşumunda Anadolu Pop döneminin ilke ve bakış açısının çok önemli yeri vardır.İşte tüm bu bileşimlerin kültürü ile gelişen Nurdan İpek ;1997′ de “Bizim Sevdamız” adlı albümü ile başlayan profesyonel müzik yaşamını, “Tükendi Sevdan”adlı Modern Folk albümü ile 2000′li yıllara taşıyor.Düzenleme ve müzik yönetmenliğini Mazlum Çimen’in üstlendiği bu albüm de; Cevdet Bağcı, Efkan Şeşen, İbrahim Karaca, Mehmet Gümüş, Metin Yücel Yılmaz, Murat Hasarı, Müjgan Akgün, Zülfü Beyhan gibi değerli isimlerle birlikte ,”yaşama bakış çizgisinin derinliğiyle evrenselleşen” büyük ozan Aşık Veysel Şatıroğlu’ nun da otantik bir ezgisi yer almaktadır.
Ve… yalın, içten, samimi, sıcak üsluptaki “Tükendi Sevdan” albümüyle İpek; “Kent Türküleri” nin iyi bir temsilcisi olmayı düşlerken, sizleri kendi dizeleriyle selamlıyor…
“Yüreğinin çağrısı
Yoksa hüznünün çığlığı mı
Ah…. Dokunabilseydim yüreğine
Gözlerimin aydınlığı
Akardı çırpınan yüreğine”


Erdal Güney:biyografi

Erdal Güney’in küçük yaşlarda başlayan müzik yaşamı üniversite yıllarıyla yoğunluk kazandı. İstanbul’da Kemal Kaplan’dan bağlama, Jerair Aslanyan’dan solfej, Berlin’de ise; Tahsin İncirci’den armoni-konturpuan, Elmira Aşrafov’dan piyano dersleri aldı.

93-94 yılları arasında Metz-Fransa’da bir kültür kuruluşunun davetlisi olarak bağlama dersleri verdi.

94-96 yılları içinde Anamur-Ören Bld. Kültür Merkezinde yöneticilik yapan Güney; burada verdiği bağlama derslerinin yanı sıra, koro çalışmaları da yaptı.

98-2003 ‘de Berlin ‘de özel bir kuruluş olan Alman-Türk Müzik Akademisi’nde öğretim kadrosu içinde yer aldı.Halk müziği ve bağlama dersleri verdi. Anadolu Halk Müziği üzerine seminerlere katıldı.

Türkiye içerisinde birçok etkinlik ve festivalde konserler verdi. Ayrıca Fransa, Almanya, Hollanda ve İsviçre’de kültürel etkinlikler çerçevesinde halk müziğinin tanıtımına katkıda bulundu. Halen Taşeli Platosu üzerine alan çalışmasına dayalı müzik incelemesi yapmakladır.

ALBÜMLER:
1996 “Güney Türküleri”-Ada Müzik

1. Bulut Bulut Üstüne
2. Gül Kokuşlum
3. Güney Üçlemesi (Hasretim - Dut Dökümü Serçe Telaşı - Göçer Yakımı)
4. Leylek De Yuvada Üç Olur
5. Ölümden Öte Köy Var Mı
6. Sana Güzel Sevda Demek
7. Sevdaya Sevda Gerek
8. Sözünü Balla Kestim Adaş
9. Telli Turnalar
10. Yayla Mengisi

1999 “Yakımlar”- Ada Müzik

1. Ayrılanın
2. Bizim Oralarda - Şiir
3. Dağ Ve Adam
4. Dağlar
5. Dost Görümlüğü
6. Gün Olur
7. Hacel Obası
8. Hasret Başta
9. Kış Geldi
10. Maviye Türkü
11. Pir Sultan Deyi
12. Telli Turnam

1999 “Köprüler” - Enstrümantal toplama albüm -Ada müzik

2005 “Eşkiya” -Ada müzik

1. Ala Gözde Ala Ben
2. Bir Kara Sevda
3. Cizdar Güzellemesi
4. Çınar Olsam
5. Dalgakıran
6. Düşpare
7. Göksu
8. İnce Memed
9. Kaşı Kemanım
10. Ölmedi Aşklar
11. Rüzgarım Ol
12. Saklımdasın
13. Sarı Yaylam

“Eşkiya” albümü Erdal Güney ve Mustafa Nuhut’un beste ve sözlerinden oluşmaktadır. Aranjöılüğünü Kemal Sahir Gürel’in yaptığı albümün içeriğinde, kentli bir ifadenin yanı sıra Taşeli Platosuna ait masalsı bir söylem göze çarpmaktadır.